Bursa-İnegöl’den Eskişehir’e geldiğim 1996 yılında eşim bir radyo programında Dürdane ELHAN hanımı dinlemiş ve çok etkilenmiş. En çok etkileyen cümle de, Dürdane Hanım’ın yaşadığı rahatsızlıklar üzerine ‘’Şimdi ben tüm öğrendiklerimi toplumumla paylaşamayacak mıyım? Tüm bilgilerimi paylaşmadan ölürsem yarın mezardaki karıncalarla mı paylaşacağım?’’ diyerek konferans, seminer, söyleşi v.b çeşitli yollarla toplumuyla paylaşmaya karar vermiş.
Eşimin aktardıkları beni de çok etkilemişti. Benim de yıllardır arayıp ta bulamadığım eğitimci bu idi. Radyodan telefonunu alıp tanıştık. Düşünün ki çok hastasınız size derman olacağını düşündüğünüz yerlerden umduğunuzu bulamıyorsunuz. Derman, ilaç beklediğiniz yerler size bir aspirin veriyor ve ya yaranızı iyice incelemeden üstünden pansuman yapıp gönderiyor. Siz yine acılarınızla, ıstıraplarınızla baş başa kalıyorsunuz. Tam böyle bir zamanda Dürdane Hanım hayatıma –tabir yerindeyse – bir lokman hekim gibi girdi.
Dertlerimi dinledi, beni çok iyi anladığını söyleyerek teselli etti. En önemlisi de bana derman olacak ilaçların listelerini gönderdi. Listede olan kitaplardan ulaşabildiklerimi okumamı tavsiye etti. Ben de ulaşabildiğim kitapları okudukça ıstırabım azaldı. Ayrıca etrafımdaki doktorların çoğunun –eğitim açısından– aspirinci olduğunu öğrenmiş oldum..
Dertlerimde azalma görülürken başka bir rahatsızlık baş gösterdi. Arkamdan gelen genç eğitimci ordusunu düşündüm ; bunların içinden idealist olanlar da çaresizlikten benim gibi acılar çekecek, ‘’aspirinciler’’ onlara da aspirinler verecek , ‘’Üzülme geçer.’’ diyecek ama yutulan aspirinlerin etkisi geçtikten sonra hüsranlar, acılar artarak devam edecek.Bu kısır döngü devam edip gidecek. Tam bir şeyler öğrendim demeye kalmadan yorulduğunuzu ve emekliğinizin geldiğini fark edeceksiniz.İsteseniz de istemeseniz de sonunda emekli olacaksınız.Bu arada önünüze iki yol çıkacak.Birinci yol emekli olup köşenize çekilmek, ölünceye kadar torunlarla hoş vakitler geçirmek.Deneyimleriniz mi? Boş ver canım onları!Dürdane Hanımın deyimiyle ,mezarda karıncalar ‘’Hocam gelse de kıyamete kadar bize edindiği bilgileri, deneyimleri anlatsa, tekrar anlatsa, tekrar anlatsa, bir daha anlatsa…….. Nasıl olsa dünyadaki gibi burada hiç zaman sorunu yok.Hocamın o engin tecrübelerinden biz de faydalanalım.’’ diyecekler.
İkici yol ise bu deneyimlerin paylaşılarak yeni neslin önünün açılması.Arkadan gelen ve gelecek eğitimci nesli çok iyi anlıyorum. Bir şeyler yapmak isteyenlerin bir okyanusta batmamak için nasıl çırpındıklarını tahmin ediyorum.Çünkü bir zamanlar ben de damdan düşmüştüm. O bizim hala verdiği mesajları tam olarak anlayamadığımız ,çözemediğimiz Halk Bilgesi Nasreddin Hocamız ne de güzel söylüyor.DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ ANCAK DAMDAN DÜŞENLER ANLAR:
O zaman ne yapmalıydım? Sloganım hazırdı ‘’Aspirin çözümlere hayır! Edindiğim öğrencilik ve öğretmenlik deneyimlerinden yola çıkarak yeni ilaçlar,yeni çözümler bulmalıydım. Bunun için Dürdane ELHAN, Müyesser SAKA gibi deneyimli, bildiklerini paylaşmaktan zevk alan eğitimcilerle irtibatımı devam ettirmeliydim. Çünkü onların bilgilerine, deneyimlerine çok mu çoooooook ihtiyacım vardı.
Şimdi sorunuzu duyar gibiyim.’’Her şey emekli olmuş eski eğitimcilerde mi, gençlerden de bu işte başarılı olanlar yok mu ? Olmaz olur mu, gençlerin içinde de kendini geliştirmiş pırıl pırıl insanlar var. Öğretmenlik hayatım boyunca yaşça, hizmet yılı bakımından benden daha az kıdemli oldukları halde benden daha başarılı bir çok genç yetenek gördüm. Onlardan çok şey öğrendim. Bilgiye açık insanlar, yeni bir bilgiyi nerede bulursa alır .O bilgiyi aldığı kişinin kıdemi, yaşı, unvanı kendinden daha az olsa da.
Buna en yakın örneği teşkil eden ‘’Kubilay İPEK’’ öğretmenimi sitemizin ‘’İZ BIRAKANLAR’’ bölümünde ayrıca tanıtacağım.
‘’matematigisevdirenadam’’ sitemiz, bir paylaşım sitesidir. Biz her şeyin en iyisini biliriz gibi bir iddiamız yoktur. Sizin üzerinizde de büyük izler bırakanlar varsa sitemizde okuyucularımızla paylaşmaktan mutlu oluruz ve seve seve yayınlarız.
Bu site bir şikayet sitesi değildir. Bizim işimiz şikayetlere kafa yorma, çözümler arama,bulma daha sonra da bu çözümlerden daha pratik, daha verimli çözümler olabilir mi diye araştırmaktır.
Lafı daha da uzatmadan Dürdane ELHAN Hanımı daha yakından tanıyalım.
Necip GÜVEN
DÜRDANE ELHAN KİMDİR?
Dürdane (Dutoglu) Elhan Elazığ’da dünyaya geldi. İlk öğretimdeki okul birinciliği okul müfettişinin dikkatini çekti.Ailesi kızlarının okutulması için ikna edilerek Kız enstitüsüne kayıt edildi.Oradan da Elazığ İlköğretmen Okuluna gitti ve derece ile bitirdi. Üç yıl ilk okul öğretmenliği yaptıktan sonra Gazi Eğitim Pedagoji Bölümünden başarı ile mezun oldu.
Aynı yıl ,milli Eğitim bakanlığının Türkiye’deki ilk Rehber Uzman Eğitimi projesine katılmak üzere davet edilen on kişi arasında yer aldı. Aynı Yıl Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye’deki ilk Rehber uzman yetiştirme Programına çağrıldı ve yedi yıl süresince İzmir ve Ankara Rehberlik Araştırma merkezlerinde görev yaptı. Bu arada da A.B.D’ li uzmanlardan;Rehberlik ve klinik psikoloji,konuşma ve beyin özürlülerin eğitimi,genel ve özel yetenek testleri, projektif testler oyun terapisi ve psiko-terapi üzerinde eğitim alarak uzmanlaştı Üstün yetenekli ve beyin özürlü çocuklarla ilgili proje ve eğitim çalışmaları yaptı.
Ankara ve İzmir’deki çalışmalarından sonra eğitim uzmanı oldu. Resmi ve özel okullarda otuz beş yıl eğitim uzmanı, psikolojik danışman ve yönetici olarak çalıştı.
Ankara Atatürk, İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitülerinde meslek dersleri öğretim görevlisi olarak vazife yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde eğitimle ilgili ”76′tane yazısı yayınlandı. Okullarda, sivil toplum örgütlerine, ailelerin ve çocukların eğitimi ile ilgili konferanslar, seminerler verdi. Radyo ve televizyonda eğitimle ilgili konuşmalar yaptı. Bir ara ağır sağlık sorunları yaşadığı için ”Öğrendiklerimi mezarda karıncalara mı öğreteceğim kaygısını ”yaşadıysa da bu duygudan çabucak kurtularak 1996 yılında Birleşmiş Milletler Örgütünün düzenlediği Habitat II, toplantısında ”Kırsaldan Kente Göçün Çocuklar Üzerindeki Etkisi”adlı tebliğini sundu.
1998’DE III. Aile şurasında ”Kitle İletişim Araçları”Konulu tebliğini sundu.
Zeka ve Geri Zekalılık Nedir? isimli bir kitabı da mevcuttur. Ayrıcada ”Çocuklarda Dikkat eksikliği” Konusu üzerinde çalışmaktadır. Elhan, halen çocuklardaki uyum ve davranış bozuklukları, ergenlik sorunları sınav stresini yenme ve dikkat eksikliği konularında danışmanlık vermekte ve Konferanslarına devam etmektedir.
“Çölü güzel yapan, bir yerlerde su kuyusu saklıyor olmasıdır. (A.S. Exupery)