Matematikle Barışı-yorum

Matematikle barış yapma zamanı..

  • Matematigi Sevdiren Adam bütün içeriğiyle www.matematigisevdirenadam.com adresine taşınmıştır.

Temmuz, 2007 için Arşiv

Dürdane Elhan

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 30, 2007

Bursa-İnegöl’den Eskişehir’e geldiğim 1996 yılında eşim bir radyo programında Dürdane ELHAN hanımı dinlemiş ve çok etkilenmiş. En çok etkileyen cümle de, Dürdane Hanım’ın yaşadığı rahatsızlıklar üzerine ‘’Şimdi ben tüm öğrendiklerimi toplumumla paylaşamayacak mıyım? Tüm bilgilerimi paylaşmadan ölürsem yarın mezardaki karıncalarla mı paylaşacağım?’’ diyerek konferans, seminer, söyleşi v.b çeşitli yollarla toplumuyla paylaşmaya karar vermiş.

Eşimin aktardıkları beni de çok etkilemişti. Benim de yıllardır arayıp ta bulamadığım eğitimci bu idi. Radyodan telefonunu alıp tanıştık. Düşünün ki çok hastasınız size derman olacağını düşündüğünüz yerlerden umduğunuzu bulamıyorsunuz. Derman, ilaç beklediğiniz yerler size bir aspirin veriyor ve ya yaranızı iyice incelemeden üstünden pansuman yapıp gönderiyor. Siz yine acılarınızla, ıstıraplarınızla baş başa kalıyorsunuz. Tam böyle bir zamanda Dürdane Hanım hayatıma –tabir yerindeyse – bir lokman hekim gibi girdi.

Dertlerimi dinledi, beni çok iyi anladığını söyleyerek teselli etti. En önemlisi de bana derman olacak ilaçların listelerini gönderdi. Listede olan kitaplardan ulaşabildiklerimi okumamı tavsiye etti. Ben de ulaşabildiğim kitapları okudukça ıstırabım azaldı. Ayrıca etrafımdaki doktorların çoğunun –eğitim açısından– aspirinci olduğunu öğrenmiş oldum..

Dertlerimde azalma görülürken başka bir rahatsızlık baş gösterdi. Arkamdan gelen genç eğitimci ordusunu düşündüm ; bunların içinden idealist olanlar da çaresizlikten benim gibi acılar çekecek, ‘’aspirinciler’’ onlara da aspirinler verecek , ‘’Üzülme geçer.’’ diyecek ama yutulan aspirinlerin etkisi geçtikten sonra hüsranlar, acılar artarak devam edecek.Bu kısır döngü devam edip gidecek. Tam bir şeyler öğrendim demeye kalmadan yorulduğunuzu ve emekliğinizin geldiğini fark edeceksiniz.İsteseniz de istemeseniz de sonunda emekli olacaksınız.Bu arada önünüze iki yol çıkacak.Birinci yol emekli olup köşenize çekilmek, ölünceye kadar torunlarla hoş vakitler geçirmek.Deneyimleriniz mi? Boş ver canım onları!Dürdane Hanımın deyimiyle ,mezarda karıncalar ‘’Hocam gelse de kıyamete kadar bize edindiği bilgileri, deneyimleri anlatsa, tekrar anlatsa, tekrar anlatsa, bir daha anlatsa…….. Nasıl olsa dünyadaki gibi burada hiç zaman sorunu yok.Hocamın o engin tecrübelerinden biz de faydalanalım.’’ diyecekler.

İkici yol ise bu deneyimlerin paylaşılarak yeni neslin önünün açılması.Arkadan gelen ve gelecek eğitimci nesli çok iyi anlıyorum. Bir şeyler yapmak isteyenlerin bir okyanusta batmamak için nasıl çırpındıklarını tahmin ediyorum.Çünkü bir zamanlar ben de damdan düşmüştüm. O bizim hala verdiği mesajları tam olarak anlayamadığımız ,çözemediğimiz Halk Bilgesi Nasreddin Hocamız ne de güzel söylüyor.DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ ANCAK DAMDAN DÜŞENLER ANLAR:

O zaman ne yapmalıydım? Sloganım hazırdı ‘’Aspirin çözümlere hayır! Edindiğim öğrencilik ve öğretmenlik deneyimlerinden yola çıkarak yeni ilaçlar,yeni çözümler bulmalıydım. Bunun için Dürdane ELHAN, Müyesser SAKA gibi deneyimli, bildiklerini paylaşmaktan zevk alan eğitimcilerle irtibatımı devam ettirmeliydim. Çünkü onların bilgilerine, deneyimlerine çok mu çoooooook ihtiyacım vardı.

Şimdi sorunuzu duyar gibiyim.’’Her şey emekli olmuş eski eğitimcilerde mi, gençlerden de bu işte başarılı olanlar yok mu ? Olmaz olur mu, gençlerin içinde de kendini geliştirmiş pırıl pırıl insanlar var. Öğretmenlik hayatım boyunca yaşça, hizmet yılı bakımından benden daha az kıdemli oldukları halde benden daha başarılı bir çok genç yetenek gördüm. Onlardan çok şey öğrendim. Bilgiye açık insanlar, yeni bir bilgiyi nerede bulursa alır .O bilgiyi aldığı kişinin kıdemi, yaşı, unvanı kendinden daha az olsa da.

Buna en yakın örneği teşkil eden ‘’Kubilay İPEK’’ öğretmenimi sitemizin ‘’İZ BIRAKANLAR’’ bölümünde ayrıca tanıtacağım.

‘’matematigisevdirenadam’’ sitemiz, bir paylaşım sitesidir. Biz her şeyin en iyisini biliriz gibi bir iddiamız yoktur. Sizin üzerinizde de büyük izler bırakanlar varsa sitemizde okuyucularımızla paylaşmaktan mutlu oluruz ve seve seve yayınlarız.

Bu site bir şikayet sitesi değildir. Bizim işimiz şikayetlere kafa yorma, çözümler arama,bulma daha sonra da bu çözümlerden daha pratik, daha verimli çözümler olabilir mi diye araştırmaktır.

Lafı daha da uzatmadan Dürdane ELHAN Hanımı daha yakından tanıyalım.

Necip GÜVEN

DÜRDANE ELHAN KİMDİR?

Dürdane (Dutoglu) Elhan Elazığ’da dünyaya geldi. İlk öğretimdeki okul birinciliği okul müfettişinin dikkatini çekti.Ailesi kızlarının okutulması için ikna edilerek Kız enstitüsüne kayıt edildi.Oradan da Elazığ İlköğretmen Okuluna gitti ve derece ile bitirdi. Üç yıl ilk okul öğretmenliği yaptıktan sonra Gazi Eğitim Pedagoji Bölümünden başarı ile mezun oldu.

Aynı yıl ,milli Eğitim bakanlığının Türkiye’deki ilk Rehber Uzman Eğitimi projesine katılmak üzere davet edilen on kişi arasında yer aldı. Aynı Yıl Milli Eğitim Bakanlığının Türkiye’deki ilk Rehber uzman yetiştirme Programına çağrıldı ve yedi yıl süresince İzmir ve Ankara Rehberlik Araştırma merkezlerinde görev yaptı. Bu arada da A.B.D’ li uzmanlardan;Rehberlik ve klinik psikoloji,konuşma ve beyin özürlülerin eğitimi,genel ve özel yetenek testleri, projektif testler oyun terapisi ve psiko-terapi üzerinde eğitim alarak uzmanlaştı Üstün yetenekli ve beyin özürlü çocuklarla ilgili proje ve eğitim çalışmaları yaptı.

Ankara ve İzmir’deki çalışmalarından sonra eğitim uzmanı oldu. Resmi ve özel okullarda otuz beş yıl eğitim uzmanı, psikolojik danışman ve yönetici olarak çalıştı.

Ankara Atatürk, İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitülerinde meslek dersleri öğretim görevlisi olarak vazife yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde eğitimle ilgili ”76′tane yazısı yayınlandı. Okullarda, sivil toplum örgütlerine, ailelerin ve çocukların eğitimi ile ilgili konferanslar, seminerler verdi. Radyo ve televizyonda eğitimle ilgili konuşmalar yaptı. Bir ara ağır sağlık sorunları yaşadığı için ”Öğrendiklerimi mezarda karıncalara mı öğreteceğim kaygısını ”yaşadıysa da bu duygudan çabucak kurtularak 1996 yılında Birleşmiş Milletler Örgütünün düzenlediği Habitat II, toplantısında ”Kırsaldan Kente Göçün Çocuklar Üzerindeki Etkisi”adlı tebliğini sundu.

1998’DE III. Aile şurasında ”Kitle İletişim Araçları”Konulu tebliğini sundu.

Zeka ve Geri Zekalılık Nedir? isimli bir kitabı da mevcuttur. Ayrıcada ”Çocuklarda Dikkat eksikliği” Konusu üzerinde çalışmaktadır. Elhan, halen çocuklardaki uyum ve davranış bozuklukları, ergenlik sorunları sınav stresini yenme ve dikkat eksikliği konularında danışmanlık vermekte ve Konferanslarına devam etmektedir.

“Çölü güzel yapan, bir yerlerde su kuyusu saklıyor olmasıdır. (A.S. Exupery)

Yazı kategorisi: iz bırakanlar | Etiketler: | » yorum bırak;

Kubilay İpek

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 30, 2007

Yanılmıyorsam 2002 ekim-kasım aylarıydı. Okulumuzdaki bir çok öğretmen arkadaş gibi bana da sağlık çalışanları alımı sınavında görev verilmişti. Sınavın yapılacağı okula gittik. Sınav vakti yaklaşınca görevliler bize ikişer ikişer (salon başkanı, gözetmen ) kimlerle görev yapacağımızı bildirdi.

Sınav salonuna varınca karşıma o her zamanki haliyle mütebbessim yüzlü genç bir meslektaşla karşılaştım. Bir birimize kendimizi tanıtma sonucunda bu sımsıcak gülüşlü genç eğitimcinin Biyoloji Öğretmeni Kubilay İPEK olduğunu öğrendim.Sınav öncesi yaptığımız kısa sohbette aynı yolun yolcusu olduğumuzu öğrendik.Bir birimizin telefonlarını aldık.

O sınav sonucu aldığımız ücret daha önceki sınavlara göre çok iyiydi ; bu yüzden tüm arkadaşların yüzü gülüyordu. O görevli öğretmenlerin içinde belki de en çok sevinen bendim.Aldığımız sınav ücreti için mi? Yok canım, o para çok ta olsa bitmişti fakat o sınav benim Kubilay İPEK gibi genç bir eğitimci ile tanışmama neden olmuştu.Tanışma o tanışma bir daha bir birimizle irtibatı hiç kesmedik.

Kubilay Hocam ‘’Matematikle Barışıyorum ‘’ kitabımın taslağını inceler misin dediğimde nazlanmadan kabul etti, kısa sürede okuyarak yorumunu yazdı.Kitabımın basımı için yayın evleriyle iletişim kurdum.Bir yayın evi altı ay sonra ‘’Kitabını basmaya karar verdik.’’ dedi.Ben de doğal olarak sevinmiştim.Kitabın eylül ayına yetişip yetişmeyeceğini sordum , yetişmeyeceğini söyledi.Ne zaman basılabileceğini sorduğumda onun da belli olmadığını söyledi.Kitabı öne almak için aracı koyduğumda da yayın evinin editörü olan bayan ‘’Hocam, sizin herhalde aceleniz var.’’ dedi.’’Evet.’’ dedim. ‘’O zaman kitabınızı alıp istediğiniz yayın evine bastırın.’’ dedi.

Kitabı bastırmak için yayın evi ve sponsor arama çabaları sonuçsuz kalınca eğitimci yazar Canten KAYA Bey ‘’Senin kitabı Manisa’da benim kitaplarımda bir çoğunu basan ‘’Renk Yayınlarına’’ bastıralım.’’ dedi.Yayın evi ile görüşmemizde ‘’Arkadaşlar, kitabın basım hazırlıklarına başlayın ; ben son defa sponsor arayayım.’’ dedim.Para konusunu siz hiç kafanıza takmayın, ben en kötü ihtimali düşünerek bir bankayla kredi konusunu konuştum.’’ dedim.

Son sponsorluk arama sonuçları da boş çıkınca bankaya kredi için baş vurdum. Banka bir kefil istiyordu.’’Kubilay Hocam, bana kefil olur musun?’’ diye sorunca bir an düşünmeden ‘’Haydi, hemen bankaya gidelim.’’ dedi.İki yılda ödemek üzere aldığım krediyi yayın evine göndererek kitabı bastırdım.Fakat sıkıntılar içinde geçen o iki yılda Kubilay Hoca’mı da sıkıntıya sokmamak için çok dua ettim.İki yıl sonuda kredi ödemeleri bitince ‘’Yarabbi sana çok şükürler olsun !’’ diyerek derin bir ‘’Oh!’’ çektim.

Kubilay Hoca’m bu konu dışında da ne zaman sıkışsam ‘’Hızır’’ gibi imdadıma yetişmiştir.Ortanca oğlum Yasin’in sayısal derslerle arası önceleri hiç iyi değildi.İşin kötü yanı da gözü de ‘’Mimarlık’’ mesleğinden başkasını görmüyordu.( Şimdi de öyle ya…)

Sayısal derslerden olan biyolojideki sıkıntısını Kubilay Hocam’a açtığımda yine insanın içini ısıtan o sımsıcak gülüşüyle ‘’Hiç sorun değil, seni onu bana bir gönder.’’ dedi.Kubilay Hoca’nın Yasin’e olumlu etkisi daha ilk derste kendini belli etmişti.Elinde sihirli bir deynek mi vardı acaba? Çok kısa bir sürede Yasin’in biyoloji fobisi kayboldu.

Ben de ‘’Kubilay Hoca’m sen de biyolojiyi sevdirme konusunda kitap hazırlamaya başla , elime ilerde imkan geçtiğinde bu kitabın basımını ben üstleniyorum.’’ dedim.Sözümü hiçbir zaman unutmadım, bu konuda da çok kararlıyım.İtiraf edeyim ki bir çok konuda ‘’Kubilay Hoca’m’’ benden daha yetenekli.Aşağıdaki yazıları okuduğunuzda Kubilay İPEK Hocam’ın ne kadar yetenekli olduğunu siz de göreceksiniz.

‘’Ama siz kitap yazmışsınız o daha kitap yazmamış, bunun nedeni nedir? Kubilay Hoca’m benden zeki ama şimdilik benim kadar ‘’deli’’ değil.İşe bakın; Kubilay Hoca’m gibiler bana işin inceliklerini anlatıyor.Ben ise önce bu olayı bilgisayarda yazdırıyorum, sonra da ‘’Bu yazıyı acele olarak benim elektronik postama gönder!’’ diyorum.Bu yazıları bir araya toplayarak kitap yazıyorum.Bana ‘’yazar’’, Kubilay Bey’e ise Hoca’m diyorlar.

İnşaallah, çok yakında bir gün kitapçıların raflarında ‘’Biyolojiyi Çok Seviyorum’’ veya buna benzer bir kitap görürseniz yazarına hiç bakmayın sakın! Çünkü orada ‘’Kubilay İPEK’’ yazacak.Haydi Kubilay Hoca’m sana buradan sesleniyorum. ‘’Kitabını bitirmediysen hemen tamamla, Türkiye senin o harika kitabını bekliyor!

Kubilay Hocam, seni tanıdığım için çok şanslıyım.İyi ki varsın! Unutma ülken senden çok şey bekliyor.

‘’NELERİN YANLIŞ YAPILDIĞINI ÖĞRENİYOR OLMAK, DOĞRULARI YAPMAYA DOĞRU ATILAN BİR İLK ADIMDIR. Necip GÜVEN’’

Kubilay İPEK

KUBİLAY İPEK KİMDİR ?

24 Kasım 1969′da Kütahya”nın Tavşanlı ilçesinde dünyaya geldim. Annem ve babam devlet memuru olduğu için 1974 yılında Eskişehir’e geldik. İlk ve orta öğretimimi Eskişehir de tamamladım. Edebiyat bölümü okumama rağmen 1985 yılında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliğini kazandım. 1990 yılı Temmuz ayında mezun oldum ve yeterlilik sınavını kazanarak 1991 yılı Şubat ayında Aksaray İli Ağaçören İlçesinde öğretmen olarak göreve başladım.1994 yılında Yozgat İli Yerköy İlçesi ve 1998 yılında Eskişehir Mahmudiye İlçesine tayinim çıktı.2000 yılından itibaren de halen çalışmakta olduğum Eskişehir Atatürk Anadolu Meslek ve Endüstri Meslek Lisesi”nde görev yapmaktayım. Evli ve bir çocuk babasıyım.

Yazı kategorisi: iz bırakanlar | Etiketler: | 1 Yorum »

Müyesser Saka

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 30, 2007

Müyesser SAKA ismini ilk defa 2000’li yılların başında ‘’Matematikle Barışıyorum’’ kitabını yazmaya başlayınca tanıdım. Kendimi ve kitabımı geliştirmek için sık sık internette araştırmalar yapıyordum. Bir çok matematik sitesinde –matematik bilimi, sadece matematikçilerin tekelindeymişçesine kullanılan akademik dilin aksine matematiğin hayatın her yerinde, her saniyesinde hayatın bütününü ve herkesi kapsadığını çok sade bir dille anlatıyordu.

Ben de zaten inceleme-araştırma ve kitap yazma aşamasında Müyesser Hanımdan azami şekilde faydalanmaya çalıştım. Zaten –kitabımı okuyanlar bilir- bu yazılardan bazılarına kitabımda yer vererek okuyucularımla paylaştım.

Kitabımın çıkışından sonra ‘’Müyesser Hanım’a, –Matematikle Barışıyorum– kitabımı inceleyip değerlendirmede bulunur musunuz?’’ dediğimde seve seve kabul etti. Çok kısa sürede inceleyerek değerlendirmesini bana ulaştırdı.(* KOLAY GELSIN Yazısı) O gün bu gün ne zaman başım sıkışsa Müyesser Hanıma ulaşır, o engin tecrübe ve fikirlerine başvururum. Müyesser Hanımın değerlendirmeleri yaşadığım tüm maddi ve manevi sıkıntıları unutturur ; tekrar azim ve kararlılıkla çalışmaya devam ederim. Bir çok insan çalışmalarıma şüpheyle yaklaşıp ‘’sanki acınacak bir haldeymişim gibi ‘’ tavırlarıyla alaycı şekilde yaklaştığında Müyesser Hanımın sözlerini düşünüp teselli buluyorum. Lafın özü Müyesser Hanım benim ‘’psikolojik paratoner’’imdir. Onun sayesinde çok yıkıcı psikolojik etkilere sahip olumsuz eleştirilerden hiç zarar görmedim. Seni çok seviyorum .O nazik ellerinizden öpüyorum. Sizden çok şey öğrendim. İyi ki varsınız !!! Size ve ailenize sağlık ve mutluluklar diliyorum!!!

Matematiğin Donkişot’u (*) Necip GÜVEN

*Bu unvanı bana Müyesser SAKA Hanımefendi vermiştir.

Müyesser SAKA KİMDİR?

Matematik Öğretmeni Müyesser SAKA, 1947′de Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesinde doğdu. 21 yil Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı liselerde matematik öğretmenliği yaptı. Emekli olduktan sonra çeşitli özel öğretim kurumlarında çalıştı. Liselerde ders kitabi olarak okutulan matematik ve geometri kitapları yazdı ve yazmaya devam ediyor.
Ayrıca, matematik öğretimi ile ilgili araştırmalar yapan Müyesser SAKA evli ve iki çocuk annesi olup Süper Hazırlık Liselere Giriş Yardımcı kitabinin yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulundan Onaylı Lise 1 Matematik Ders Kitabi, Lise 2 matematik Ders Kitabi, Geometri 1 Ders Kitabi, Geometri 2 Ders Kitabi, Analitik Geometri Ders Kitabi, Matematik Öğretmen Kılavuzu, Geometri Öğretmen Kılavuzu’nu eserleri arasında sayabiliriz.

Sitemizdeki Yazıların büyük çoğunluğu Yeni Web Sitemiz : http://www.matematigisevdirenadam.com ’a taşınmıştır.Yakında bu eski sitemiz tamamen kapatılacaktır. Yeni sitemize de bekler , başarılar dileriz. 


Yazı kategorisi: iz bırakanlar | Etiketler: | » yorum bırak;

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 16, 2007

Yazı kategorisi: Çeşitli | Etiketler: | 10 Yorum »

Su Kristallerinin Gizli Mesajı

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 11, 2007

Yazı kategorisi: Çeşitli | Etiketler: | 7 Yorum »