Su Kristallerinin Gizli Mesajı
Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 11, 2007

“İÇİNDE SU OLAN ŞİŞENİN ÜSTÜNE YAZILMIŞ VEYA SÖZEL SÖYLENMİŞ OLAN SÖZCÜKLER, DÜŞÜNCELER, SUYA ÇALINMIŞ OLAN MÜZİK VEYA OYNATILMIŞ FİLM İLE SUYUN YAPISAL ÖZELLİĞİ DEĞİŞİR.”
Masaru Emoto
Japon araştırmacı Masaru Emoto’nun değişik etkiler altında farklı şekiller alan donmuş su kristallerinin fotoğraflarına yer verdiği kitabı, Türkiye’de de yayınlandı.
Japonya’nın ardından bir çok Avrupa ülkesinde yayınlanan “Suyun Gizli Mesajı” adlı kitap, Kuraldışı Yayınları’ndan piyasaya çıktı.Kitapta, su moleküllerinin, dinletilen müziğe, iyi ve kötü sözlere ve duygulara karşı nasıl bir değişim gösterdiği, donmuş su kristallerinin fotoğraflarıyla gözler önüne seriliyor.

İlk kez 1999 yılında Japonya’da yayınladığı buz kristalleri fotoğraflarıyla bütün dünyanın ilgisini çeken Emoto, İsviçre, Almanya, Avustralya, Hollanda, İtalya, İngiltere, ABD ve Kanada başta olmak üzere bir çok ülkede bu konuda konferanslar verdi.
Kitabın sunuş yazısında, donmuş su kristallerinin fotoğrafını çekmeye 10 yıl önce başladığını belirten Emoto, bir kitapta okuduğu “Hiçbir kar kristali bir diğerinin aynısı değildir” sözünden yola çıkarak su kristallerini incelemeye karar verdiğini kaydetti.
Emoto, ve son derece hassas bir mikroskop kiralayarak buzluktaki donmuş buz kristallerinin fotoğraflarını çekmekle işe başladığını belirtti. Bu çalışmalar sırasında 50 değişik su numunesini, -20 derecede üç saat boyunca derin dondurucuda dondurduktan sonra buz damlaları elde ettiğini belirten Emoto, iki ay süren deneyler ve zorlu çalışmalarından sonra ilk fotoğrafı elde ettiğini ifade etti.
Emoto, kitapta şunları kaydetti:
“Elbette asla elli benzer kristal elde edemezsiniz. Kimi zaman tek bir kristalin bile biçimlenmediği de olur. Kristal oluşumunun grafik eğrisini çıkardığımızda farklı su numunelerinin farklı kristaller biçimlendirdiğini fark etmiştik. Bazı sulardan aldığımız kristaller, gözle görülür biçimde benzerlik gösteriyordu. Bazı sulardan elde ettiğimiz kristallerse deformasyona uğramış halde oluyordu, bazıları da hiçbir zaman kristal formu almıyordu.
Önceleri farklı yerlerden aldığım musluk sularını inceliyordum.
Tokyo’daki musluk suyu tam bir felaketti, bütünlüklü tek bir kristal bile biçimlenmiyordu. Suyu sterilize etmek için kullanılan klor, suyun doğal yapısını mahvetmişti.
Oysa nereden gelirse gelsin, ister kaynak suyu, ister yeraltı suları, buzullar, deniz seviyesinden yüksekteki tatlı su kaynakları ya da pınarlar, insan eliyle bir şekilde müdahale edilmemiş sulardan daima bütünlüklü kristaller elde ediyorduk.”
SUYUN MÜZiGE YANITI

Birlikte çalıştığı araştırmacının, “suya müzik dinleterek fotoğraflama” önerisi üzerine, müzikten gelen titreşimlerin suyu nasıl etkileyeceğini araştırmaya başladıklarını belirten Emoto, bunun için düz bir platform üzerine iki hoparlör yerleştirip tam ortasına da içinde damıtılmış su bulunan şişe koyarak bu deneyi gerçekleştirdiklerini anlattı. Emoto, şunları kaydetti:
“Sonuç aklımızı başımızdan almıştı. Işıklı ve berrak melodisiyle Beethoven’in Pastoral Senfoni’si, son derece iyi biçimlenmiş harikulade bir kristal vermişti. Ulvi güzelliğe övgü olan Mozart’ın 40. senfonisi, son derece zarif ve yalın bir kristal vermişti.
Chopin’in Opus 10 serisinin 3 numaralı etüdünden doğan kristal ise olağanüstü ayrıntılarıyla baş döndürüyordu.
Suya dinlettiğimiz klasik müzik parçalarının hepsi de bariz biçimde iyi şekillenmiş kristaller oluşturuyordu. Tam aksine, şiddetli heavy-metal müzik dinlettiğimizde ya kırık dökük parçalı kristaller oluşuyor ya da en iyi koşullarda biçimsiz kristaller ortaya çıkıyordu.”
GÜZEL SÖZCÜKLERE GÜZEL KRiSTALLER

Ses titreşimlerinin ardından görüntülerin de su moleküllerini etkileyip etkilemediğini araştırmaya başladıklarını anlatan Japon araştırmacı, “teşekkürler” ya da “aptal” gibi bir kelime yazılı kağıdı su dolu şişeye sararak bunun oluşturduğu kristalleri incelediklerini kaydetti.
Emoto, “Bu deneylerin sonucu bizi hayal kırıklığına uğratmadı.
Su, ‘teşekkürler’ yazısına son derece güzel bir kristalle tepki verdi.Öte yandan ‘aptal’ kelimesi, tıpkı heavy-metal müzikte olduğu gibi, biçimsiz, parçalı kristaller üretti. Sonraki deneylerde, suyun ‘hadi yapalım’ gibi olumlu ifadelere güzel biçimli, albenisi olan kristaller yaratarak tepki verdiğini gördük” dedi.
Japon araştırmacı, mikrodalga fırında ısıtılan, cep telefonu, televizyon ve bilgisayar yakınında tutulan sudan ise biçimsiz kristaller ortaya çıktığını belirtti.
Unutmayalım ki; insan bedeninin %85′i sudur. Düşüncelerimiz ve konuştuklarımız bedenimizdeki suya kaydedilir ve o kalitede yaşarız. Şeklimizi, sağlığımızı ve hayatımızı biz oluştururuz. Yaşam muhteşem bir enerjisel danstır, frekansların uyumu, birleşmesi, çatışması, iç içe geçmesi, aşağı-yukarı, sağa-sola, zıt yönlere dalgalanmasının dansı.
Pozitif düşünün; çünkü düşünceleriniz sözleriniz olur. Sözleriniz pozitif olsun; çünkü sözleriniz davranışlarınız olur. Davranışlarınız pozitif olsun ; çünkü davranışlarınız alışkanlıklarınız olur. Alışkanlıklarınız pozitif olsun; çünkü alışkanlıklarınız değerleriniz olur.
Değerleriniz pozitif olsun; Çünkü; Değerleriniz kaderiniz olur. M.GANDHİ
evrim demiş
ALLAH her yerde
mustafa sener demiş
suya zaten cok merak duyardim. Hemen edinecegim kitabi.
fatih demiş
bende ilk anlattıklarında şaşırmıştım ama girdim baktım gercekten inanılmaz bi olayla karşılaştım. Bende denemeyi düşünüyorum acıkcası..
mustafa sener demiş
Cok hayal kirikligina ugradim bu Emoto Efendinin bir sarlatan, sozum ona “Islenmis Su” satan bir is adami, bir uydurma ilim adami oldugunu ogrenince !Cunku, hakiki ilim adami, Bach muzigi dinletilen bir damla sudaki sayisiz kristalden yalnizca bir tanesini one cikarip delil gostermek yerine, hangi muzik dinletildigini bilmedigi kristallerden Bach muzigini dinleyeni ayird edebilmeliydi.Bu ise olanaksiz.
cansu demiş
Necip Bey yine ben.Ben sizin bana önerdiiniz yazıları bulamadım.Bana nerden ulaşabileceğimi anlatrsanaz sevinirim.Niye bulamdım, çünkü sitenize malesef çooooookkkk geç kavuştummmm:):):):):):):)
matematiklebarisiyorum demiş
Cansu Hanım merhaba,Önerdiğim yazılar bizim sitemiz yani ” matematigisevdirenadam.com” a girin.Karşınıza mavi harflerle ” Matematik Haberleri, Matematik Eğitimi , Basında Matematiği Sevdiren Adam,Diğer konular,İz bırakanlar, Çeşitli Konular ” adında başlıklar göreceksiniz.Tıkladığınız her başlık sizi içinde bir çok yazıyı barındıran konu başlıklarıyla buluşturacak.Yazıları bulduktan sonra beni yeniden bilgilendirirsiniz…..Sitemize geç kavuştuğunu söylüyorsun ama hiç bir şey için geç değildir.Her şeyde hayır vardır.Belki böylesi daha hayırlıdır kim bilir.Biz artık geçmişi bırakıp önümüze bakalım. Sana kolay gelsin !!!
hilal demiş
buradan da anlaşılıyor ki yine peygambrimiz en medeni en çağdaş insan.çünkü suya ilk kibarlığı o göstermişti.suyu ilk o sevmişti.besmeleyle başlayıp elhamdülillahla bitirmişti