Haziran, 2008 için Arşiv
Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 30, 2008
Yazı kategorisi: Matematik Eğitimi | Etiketler: Matematik Eğitimi | 7 Yorum »
Pes Etme Mutlaka Kazanacaksın !!!
Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 29, 2008
SEVGİYİ PİŞİREN ADAM: HÜSEYİN ÖZER ( * )
Londra’da küçük bir gruba konuşuyorum. Birçoğumuzda olmayan temel özellik kararlılıktır diyorum. İnsanlar karar alıyorlar ama kararlarını hayata geçirmede kararlı olamıyorlar.
İlk karşılaştıkları zorlukta pes ediyorlar. Katılımcılardan biri soruyor: “Kararlı olmak ve pes etmemek için ne yapmak gerek?” “Hüseyin Özer gibi olmak gerek.” diyorum.
Hüseyin Özer, küçük bir çocukken anne-babası ayrılıyor. Üvey annesi zehirli incirlerle zehirlemeye çalışıyor, ama başaramıyor. Okula gitmek istiyor ama gidemiyor. Göndermiyorlar. Ama pes etmiyor. Kendi kendine okuma yazmayı öğreniyor, kağıdı kalemi yok. Kömürle duvara, değnekle toprağa yazıyor. Köydeki çocuklardan sık sık dayak yiyor. Babası onunla ilgili hiçbir sorumluluk almıyor. Yanlarında sığıntı olarak yaşadığı akrabaları onu yıkamıyor bile. Ama pes etmiyor. İnsanlarda bulamadığı sevgiyi ona sokulan koyunlarda, yüzünü yalayan keçilerde buluyor. Akrabalarının yanından ayrılıp Ankara’ya gidiyor. Cebinde para yok. Yatacak yer yok. Yaş 11. Bir iş bulup çalışıyor, ama maaş almıyor; kalacak yer de vermiyorlar. Ama pes etmiyor. Gök kubbeden daha büyük ev var mı? Allah kimseyi aç bırakır mı? Eline geçen üç beş kuruş bahşişle aldığı ciğer ekmek yiyerek ve umumi bir tuvaletin içinde uyuyarak geçiriyor günlerini. Bir gün cebinde azıcık biriken parayla oda tutmaya gidiyor; mülk sahibi de dalga geçerek “Bu parayla sen ancak kömürlüğü tutarsın.” diyor. Ama pes etmiyor. “Tamam, o zaman kömürlüğü tutuyorum.” diyor. Orada hayaller kuruyor. Yurtdışına çıkmayı, İngilizce öğrenmeyi hayal ediyor. Ankara’da çalıştığı pastane, meyhane ve lokantalarda iş kazaları oluyor; bir eli ve bir parmağı kalıcı hasar görüyor; ama pes etmiyor. Yemek yapmaya, çalışmaya devam ediyor.
İstanbul’a gidiyor. Giderek daha iyi, ama yine de hep ufak tefek sayılacak işlerde çalışıyor. Çok sevdiği ustasının kızıyla evleniyor. Ama iki yıl sonra boşanıyor. Ama yine de pes etmiyor. Cebinde 60 pound parayla otobüsle Londra’ya geliyor. Üç-dört yıl Mayfair’de bir dönercide çalışıyor. Biraz biriktirdikleriyle dükkanı almak istiyor; para yetişmiyor. Ama pes etmiyor. Biraz da banka kredisiyle kendi çalıştığı yeri satın alıyor. O andan sonra hayat kalesinde top karşı yarı sahaya geçiyor. İşin bundan sonraki kısmında kararlılıktan fazlası gerekiyor. İngiltere’ye gelmiş ve sayısız işyeri, kebapçı açmış Türk var. Satın aldığı işyerinde hayatının sonuna kadar dönerci olarak kalabilir. Ama o bu şablona teslim olmuyor.
Hüseyin Özer, işinde aklı öne çıkarıyor; sıra dışı olmaya başlıyor; dünya kalitesini sunuyor. İlk restoranından itibaren insanlar, kuyruk olmaya başlıyorlar. Kuyrukta bekleyenlere ikramlarda bulunuyor. Seçkin insanların gelmeye başladığı restoranına kurşun geçirmez cam taktırıyor. Restorandaki müşterilere tepsilerle ücretsiz ikramlar dağıttırıyor. Birçok yeni yiyecek fikriyle sıra dışı bir menü yapıyor. Örneğin, ördek etli Türk böreği ve daha sayısız sıra dışı, yeni fikirler ve lezzetler içeren yemekler geliştiriyor.
Ama mücadelesi hiç bitmiyor Hüseyin Özer’in, bu sefer de Londra’daki haraç mafyasıyla uğraşıyor. Haraç vermeyince türlü şekilde zarar vermeye çalışıyorlar. Ama pes etmiyor. Restoranları Londra’nın en sağlıklı 5 restoranından biri seçiliyor. Discovery Channel, en başarılı insanlar konulu belgeselinde Hüseyin Özer’i dünyaya tanıtıyor.
Hüseyin Özer insanlara sevgi sunuyor. Yemeklerde sevgi arayan insanlar Sofra’ya geliyor; ruh arayan insanlar Özer’e geliyor. Bu hayat öyküsü dünyanın en sıra dışı insanlarından birini, Hüseyin Özer’i, Hüseyin Özer de insanlara sunduğu sevgiyi pişiriyor.
KAYNAK: http://www.zaman.com.tr Melih ARAT 04/05/2008, Pazar
Ezberleri Bozacağız !!!
Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 28, 2008
EZBERLERİ BOZACAĞIZ !!!
Delikanlım kendini şöyle biraz toparla,
Bilgiyle süsle beynini, bir yıldız gibi parla.
Hiçbir maddi kaynak tutamaz senin yerini,
Sen de sarıl üretime göster hünerini.
***********************************
Kılıçlar kalem oldu, artık savaş onunla,
Helva yapmak elinde, yağ, şeker ve unla.
Üretirsen varsın, boş nutuklar nafile,
Aşarsın tüm engelleri, azim, gayret ve ilimle.
***********************************
Fildişi kulelerden efendiler bakacak,
Bu çılgın gençler, korkuları yıkacak.
Onların arasından, ne kartallar çıkacak,
Dünyanın tavukları, hayran hayran bakacak.
***********************************
Keşfedecek kendini, alacak yalnız batının fennini,
Sonra azimle çalışarak, zirvelere çıkacak.
Türk insanına inanmayan, zavallılar bakacak,
Hazır ola geçip, ona selam çakacak.
***********************************
Filiz Küçük (*)gibi şairler, ne destanlar yazacak,
Öğretilen ezberleri, birer birer bozacak.
Önyargının köküne şimşek gibi çakacak,
Toplumdaki korkuları, cayır cayır yakacak.
***********************************
Necip GÜVEN Eskişehir 28 Haziran 2008
Çılgın Şairden Matematik Şiirleri ( 1 ) !!!
Yazı kategorisi: Şiirler | Etiketler: Şiirler | » yorum bırak;
Kafa Şişiren Adam !!!
Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 28, 2008
KAFA ŞİŞİREN ADAM !!!
KAFA ŞİŞİREN ADAMIN HİKAYESİ !!!
Her şey ama her şey 7 Mayıs 1999 yılı Cuma günü başladı.O güne kadar bir çok yeteneğinin farkında olmayan sıradan kartallığından habersiz bir tavuktum. Hep bir arayış içindeydim.Nasıl iyi bir tavuk olabilirdim? Tüm araştırmalarım ve çabam bunu içindi. Ama o tarih yok mu, 7 Mayıs 1999 ve Oğuz SAYGIN denen çatlak hoca …Onunla tanıştıktan sonra ben de bir çatlak olmuştum.Açık açık ”Duyduk duymadık demeyin ben bir çatlağım !” dediğimde bazıları ” Hocam, öyle şey olur mu?” dediklerinde ben de ”Ben geçmişi mazide olan bir atiyim.Bir çınarın tohumuyum. Ancak kabuğunu çatlatan tohumlar tekrar çınara dönüşür. Kabuğunu çatlatamayan tohumlar keçilere yem olur.
Ben keçilere yem değil çınar olmak istiyorum.” dediğimde önce itiraz edenler”Haklısın hocam, biz olayın o boyutunu düşünmemiştik.” diyordu.
Kartal olduğumu farkettikten sonra tabii ki eylemlerim de ve söylemlerimde çok önemli değişiklikler olmuştu.Tavuk gibi düşünürken beni dinleyenler kartallıkla ilgili söylemlerimden rahatsızlık duymaya başladı.Matematikle ilgili çalışmalar yapmaya başlayınca bu rahatsızlık daha da arttı.Bazılarına göre ”Matematiği Sevdiren Adam” olmuşken bazılarına da göre ”Kafa Şişiren Adam” olmuştum.Her başarının bir bedeli vardı bunun da bedeli gelecek tüm eleştirilere açık olmalıydım.Bu söylem zamanla benim de hoşuma gitmeye başladı. Ben de bazıları gibi kendimle dalga geçmeye başladım. Zamanla bunu şiire geçirmesi için taşlama ustası Eskişehir şairler derneği üyesi Rasim KÖROĞLU’na Rasim Hocam ”Ne olur, benim için Kafa Şişiren Adam” başlıklı bir taşlama şiiri yazsana dedim.Rasim Bey güldü ”Olmaz hocam, ısmarlama şiir yazılmaz.” diye kabul etmedi.Ne yapalım kendimle dalga geçtiğim bu şiiri de yazmak bana nasip oldu. Bakalım beğenecek misiniz?
KAFA ŞİŞİREN ADAM !!!
İşler hep tıkırında,
Ekonomide lideriz.
Milletler ilerlerken
Geri geri gideriz.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Piyasalar yanarken
Ne susmazsın be adam!
******************
Ülkeler yarışırken,
Biz ortadan tüyeriz.
Müflis tüccar misali,
Baklavayla et yeriz.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Ekonomi batarken
Ne susmazsın be adam!
******************
Eğitimden sana ne,
Sen işine baksana.
Taş masasına oturup
Sigaranı yaksana.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Eğitim SOS verirken
Ne susmazsın be adam!
******************
Çiftçilik kara düzen,
Tarım yerde sürünür.
Meydanlarda bir sürü
Palavracı görünür.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Tarım can çekişirken
Ne susmazsın be adam!
******************
At yarışı oynayıp
Boş nutuklar atsana.
Projeyi boş verip
Rahat rahat yatsana.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Beyin göçü sürerken
Ne susmazsın be adam!
******************
Eziklik kompleksiyle
Futbola saldırırız.
Ekonomimiz batmış
Futbolla kaldırırız.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Yüreğin kan ağlarken,
Ne susmazsın be adam!
******************
Tavuklaşmış kartallar,
Her gün yemi düşünür.
Dinlenmekten yorulmuş,
Yürümeye üşenir.
******************
Bana kısaca derler,
Kafa şişiren adam.
Çocuklar harcanırken
Susma, haykır be adam!
Susma, haykır be adam!!
Susma, haykır be adam!!!
******************
Necip GÜVEN Eskişehir 27 Haziran 2008
Yazı kategorisi: Şiirler | Etiketler: Şiirler | » yorum bırak;
Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 28, 2008
Yazı kategorisi: Okuyucu Mektupları | Etiketler: Okuyucu Mektupları | » yorum bırak;