Matematikle Barışı-yorum

Matematikle barış yapma zamanı..

  • Matematigi Sevdiren Adam bütün içeriğiyle www.matematigisevdirenadam.com adresine taşınmıştır.

Mesajlar Etiketlendi ‘Matematik Haberleri’

MATEMATİK KORKUSU !!! ( 4 )

Yazan: matematiklebarisiyorum Nisan 18, 2008

MATEMATİK KORKUSU ( 4 )

Günümüzde Türk öğrencilerinin dert yandığı okul derslerinin başında matematik dersi gelmektedir.Acaba matematik dersi insanları neden bu kadar korkutuyor? Bu konu gerek üniversitelerde akademisyenlerimiz gerekse değerli öğretmen arkadaşlarımız için geniş çaplı araştırma ve çözüm gerektiren bir sorun haline gelmiştir.
Hepimizinde bildiği gibi insanlarda matematiksel gelişim bebeklikten itibaren başlayıp daha sonraki yıllarda bu gelişimin boyutu artmaktadır. Yapılan araştırmalar bebeklerin bile sayıları ayırt edebilecek zekaya sahip olduklarını göstermektedir. Peki bu zeka çocuk okula başlayınca geri adım mı atıyor? Tabi ki HAYIR! Geri adım atan zeka değil çocuğun ilgisidir. Matematik eğitimcilerinin yaptığı araştırmaların sonuçları başlangıçta çocuğun matematiğe olan ilgisinin iyi olduğu ama sonradan (yani okulda bir kaç sene geçtikten sonra, özellikle 4 veya 5. sınıftan sonra) bu ilginin ciddi derecede azaldığı fikri ile kesişmektedir (Bu fikrin her öğrenci için geçerli olmadığı unutulmamalıdır).
Başlangıçta yapılan matematik dersi yazılılarında yüksek not alan öğrenci ilerleyen yıllarda biraz daha soyut kavramlara bürünen matematik dersi karşısında bocalamaya başlayıp, aldığı notlarda artık eskisi kadar yüksek değerde olmayınca matematiğe karşı olan yakınlık derecesi gün geçtikçe değer kaybetmektedir. Eğer sonraki yazılılarında kendisini toparlayamazsa matematiğe olan ilgisinin yerini artık tamamen nefret, korku almaktadır. Bu durum genellikle 4. veya 5. sınıftan itibaren görülmeye başlamaktadır. Ve ilerleyen yıllarda da bu durum öğrenciler için büyük bir sorun hali taşımaktadır.
Burada şu sorular geliyor aklıma;Öğrenci matematik dersinden neden düşük not alıyor? Acaba sınavlara çalışmadan mı giriyor, yoksa çalışıyor da öğretmenin zor soru sorması nedeniyle mi zayıf not alıyor? Acaba öğretmene olan yaklaşımını direkt o öğretmenin dersinede mi yansıtıyor?Matematik dersine giren öğretmeni sevmediği için mi matematiğe karşı soğuk bir tavır geliştiriyor? Bu sorularda yansıtılan durumların her biri matematiğe olan soğuk tavırların sebebidir. Ama şurasıda gerçek ki ideali olan her öğrenci bu sorunu minimum seviyeye indirgeme gücüne sahiptir. Öğrencinin bu sorunu minimum seviyeye indirgeyebilmesi içinde ona çevreden (ailesi, arkadaşları,diğer öğretmenleri vb. olabilir) destek gerekmektedir.
Eğer matematiğe olan soğukluğun nedeni öğretmenden kaynaklanıyosa öğretmeni değiştirilebilir (eğer okulda aynı sınıf seviyesinde farklı şubeler varsa ve o şubeye farklı matematik öğretmeni giriyosa okul idaresi velininde görüşünü alarak öğrenciyi diğer şubeye geçirebilir)
Eğer matematiğe olan soğukluğun nedeni sınavlardan düşük alması ise (burada öğretmene karşı tavrı iyi yani öğretmenini seviyor ama sınavlardan düşük not alıyor) düşük not almasına neden olan etmen belirlenip ortadan kaldırılabilir. Bu etmen ders çalışmaması ise çocuğa etkili ve anlamlı ders çalışma yöntemlerinden bahsedilip rehberlik yapılıp bu ortamın oluşturulması için ona yardımcı olunabilir (burada en büyük görev aileye düşmektedir). Bu etmen çalıştığı halde sınavdan düşük not alması ise önce öğrencinin çalışma yöntemleri gözden geçirilmeli, takip ettiği yöntem yanlış ise düzeltmeye gidilmeli uygun yöntemleri takip etmesi sağlanmalıdır. Çalıştığı halde düşük not almasında öğrencinin ders çalışmaya karşı istek-isteksizlik tavırları da çok etkilidir. Bütün bu sorunlardan hiçbirine rastlanmadıysa öğretmenin sorduğu soruların seviyesi dikkate alınmalıdır. Acaba sorular öğrencilerin seviyelerine uygun mu? Bu da en iyi, sınıfın ortalamasına bakılarak anlaşılabilir. Sınıfın ortalaması normalin altında ise sorular seviyeye uygun değildir. Burada öğretmenle görüşülüp onun da bu konuda hassas davranması sağlanabilir.
Bütün bu saydıklarım basite alınmamalı, bu konu üzerinde öğrenciler, öğretmenler ,okul idareleri ve özellikle veliler düşünme zahmeti göstermelidirler. Çünkü matematik, günümüzde çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Yapılan her türlü sınavda matematik sorularına yer verilmektedir. Burada sadece işlemsel yeteneklerin değil mantıklı düşünme, akıl yürütme gerektiren sorularında matematik alanına girdiği unutulmamalıdır. Aynı zamanda matematik bizlere sadece bir iş sahibi olabilmek için girdiğimiz sınavlarda değil, günlük hayattaki problemlerimizin çözümünde de etkili, verimli ve basit yöntemlerle yardımcı olarak çeşitli fırsatlar sunmaktadır.

KAYNAK:http://www.ezberim.com

Sitemizdeki Yazıların büyük çoğunluğu Yeni Web Sitemiz : http://www.matematigisevdirenadam.com ’a taşınmıştır.Yakında bu eski sitemiz tamamen kapatılacaktır. Yeni sitemize de bekler , başarılar dileriz.

Yazı kategorisi: Matematik Eğitimi | Etiketler: , | 1 Yorum »

MATEMATİK KORKUSU !!! ( 3 )

Yazan: matematiklebarisiyorum Nisan 18, 2008

MATEMATİK KORKUSU ( 3 )

Konuştuğunuz herkesin matematikle ilgili söyleyecek bir şeyleri vardır. Bazı insanlar matematiği sever, kimileri ise pek hoşlanmaz. Bazı öğrencilere göre matematik birçok kural ve formülden oluşan bir derstir. Kimine göre ise, matematik hayatın içindedir. Alışverişte bir şey satın alacağımız zaman, yemek yaparken kullanacağımız malzemenin ölçüsünü ayarlarken, ya da bir bina inşa ederken, yani sık sık kullandığımız bir şeydir. Öyleyse matematik sadece sayılardan ibaret bir ders midir? Elbette sayıların önemi tartışılmaz; fakat matematik aynı zamanda, ilişkileri görmeyi, sebeb-sonuç ilişkisini kurabilmeyi, okuma ve yazmayı, tabloları, resimleri, grafikleri yorumlayıp kullanabilmeyi içerir. Bulmaca çözmek, gazete okumak gibi gündelik faaliyetlerimiz aynı zamanda bizim için birer matematik alıştırmasıdır.

Matematik kaygısı!
“Matematik dersine gireceğim zaman ayaklarım geri geri gidiyor. Derste tahtaya kalkmak benim için bir kabus. Derste soru sormaya çekiniyorum. Şimdi bazı işlemleri anlayabiliyorum ama ileride konuların daha zorlaşacağından endişeleniyorum. En fazla matematik sınavına gireceğim zaman heyecanlanıyorum. Sınava nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Derste konuları anlıyorum; ama eve geldiğimde, sanki hiç sınıfta bulunmamışım gibiyim. Matematik dersinden kalmaktan korkuyorum.” Yukarıdaki ifadeler sizden bir şeyler barındırıyorsa, matematik kaygısı taşıyor olabilirsiniz. Matematik kaygısı, matematik dersine karşı duyulan duygusal bir tepkidir. Geçmişte yaşanmış olumsuz ve deneyimlerden kaynaklanır. Bu, ileriki öğrenmeleri de engeller.

Matematik korkusundan nasıl kurtulabilirsiniz?

Öncelikle matematiksel geçmişinizi tespit edin

İşlem kabiliyetiniz yetersiz ise matematiğin temel konularını çalışmakla işe başlayabilirsiniz. İşlem kabiliyeti, matematiğin ABC’si gibidir. Nasıl ki harfleri bilmeden okuma-yazma öğrenemezseniz; işlem yapmayı bilmeden matematiğin diğer konularını öğrenmeniz mümkün değildir.

Eğer işlem kabiliyetiniz düşük ise ders çalışmaya dört işlem, rasyonel sayılar ve işlemler, köklü ve üslü ifadeler, çarpanlara ayırma, özdeşikler konularıyla başlayabilirsiniz. İlköğretim öğrencileri özellikle dört işlem kabiliyetini (toplama, çıkarma, bölme, çarpma) çok iyi edinmiş olmalıdır.

İşlem kabiliyetiniz iyi, fakat konuları anlamakta güçlük çekiyorsanız; ders çalışırken konuları kavramaya daha fazla vakit ayırmalısınız. Özellikle matematiğin en güç alanı çeşitli problem tiplerini birbirinden ayırt edebilmektir. Yani hangi problem nasıl çözülür? Bu ayırımı yapabilme seviyesine gelene kadar konu çalışmasına devam edin. Birçok matematik kitabının sonunda konu tekrar problemleri vardır. Her konunun sonundan bir problem seçerek, bu problemler arasındaki farklılıkları not edin. Her problemin çözümü için yapmanız gereken, ilk basamağı yazın. Mesela; OBEB ile OKEK problemleri arasındaki fark nedir? Yaş problemleri ile işçi problemlerini nasıl ayırt ederim ve her biri için işleme nasıl başlarım gibi. Güçlük çektiğiniz konuları asla atlamayın. Onları iyice öğrenmeden yeni konuya geçmeyin. Örnek problemleri işlem basamaklarını iyice kavrayana kadar tekrar tekrar çözün. Bunun vakit alacağını da aklınızdan çıkarmayın.

İşlem kabiliyetiniz iyi, konuları anlıyor fakat çok hata yapıyorsanız; konu çalışmasından çok pratik yapmaya zaman ayırmalısınız. Bir konuda kendinizden emin olana kadar çok örnek çözün. Problem çözerken yanınızda bir saat bulundurun ve bir müddet sonra gittikçe kısalan sürelerde problemi çözüp çözemediğinizi kontrol edin.

Konuları küçük parçalara ayırın ve basit örneklerden zor örneklere doğru ilerleyin

Matematik dersinde elde edeceğiniz başarılar, geçmiş olumsuz deneyimlerinizin izini silecek, gelecek öğrenmeleriniz için yol açacaktır. Bunun için eksiklerinizi bir an önce telafi etmeye başlayın. Basit konuları çok iyi anlayana ve problem çözümünde yeterince otomatikleşinceye kadar soru çözmeye devam edin.

Olumsuz iç konuşmalara son verin

‘Bunu asla anlayamam, bu problemi çözmem imkansız, başaramayacağım’ gibi içinizde sürekli tekrarlanan iç konuşmalarınıza kulak vermeyin. Olumsuz iç konuşmaların insana hiçbir faydası yoktur. Bu konuşmalardan kurtulmak için şu yöntemi kullanabilirsiniz:

Olumsuz iç konuşmalarınız başladığı zaman gözlerinizi kapatın ve konuşan sesi bir hoparlör gibi düşünün.

Şimdi bu sesi (hoparlörü) öne çağırın gelsin. Ne diyor? Bu sese ihtiyacınız var mı? Size bir faydası var mı? Eğer cevabınız olumsuz ise o hoparlörün sesini kısın, artık hiçbir şey söyleyemesin.

Ya da o sesi kaale almadığınız biri karşınızda konuşuyormuş gibi düşünün (mesela bir çizgi film karakteri gibi)

Matematik dersine nasıl çalışılır?

1. İhtiyaç duyduğunuzda öğretmeninizden ya da bilen bir kişiden yardım isteyin. Yapamadığınız soruların yanına bir işaret koyun. Ev ödevlerinde yapamadığınız soruları atlamayın. En kısa zamanda bu soruların çözümlerini bilen birinden öğrenin.

2. Sadece öğretmeni izleyerek konuyu anlayamayacağınızı unutmayın. Mümkün olduğunca çok örnek çözün.

3. Kuralları, formülleri, işlem basamaklarını küçük kartlara yazın. Bu kartlardan birini rastgele çekerek kural veya formül hakkında neler bildiğinizi kontrol edin. Bunu arkadaşlarınızla ya da aile fertlerinizle bir oyun haline getirebilirsiniz

4. Bir arkadaşınızla birlikte çalışın. Araştırmalar, grupla çalışan kişilerin yalnız çalışanlara göre daha iyi performans gösterdiklerini ispatlamıştır. Zaman zaman birbirinizin işlemlerini kontrol edin.

5. Konunun başlığını muhakkak yazın. Eve geldiğiniz zaman ödev yapmaya başlamadan önce defterinizdeki başlığı renkli bir kalemle çizin. Bu sizin ne yaptığınızı görmenize yardımcı olacaktır.

6. İşlem yaparken her basamağın yanına ne yaptığınızı kendi kelimelerinizle tekrar not edin.

Niye matematik en korkunç ders?

Matematik, endüstrileşmiş toplumun hemen hemen her ürününde var. Hiçbir gökdelen, hiçbir cep telefonu veya antibiyotik matematik olmadan geliştirilemezdi. Gündelik yaşamda ne kadar çok matematik bilgisi varsa bunları kullanmak için o kadar az matematik bilgisi gerekiyor. Avrupa genelinde yüz binlerce öğrenci OECD adına uluslararası bir uzman ekibi tarafından hazırlanan “Programme for International Student Assessment”ın soru formlarını doldurdu. Araştırma daha çok öğrencilerin matematik kabiliyetini ölçmeye dayanıyordu. Türkiye 40 ülke arasında matematikte 33. sırada, okumada 33. sıra ve tabiat bilimlerinde 35. sırada kaldı.

Matematik soruları, ezbere dayanmayan problemlerden oluşuyordu. Öğrencilerden formüllerle uğraşmak yerine matematiğin dünyada oynadığı rolünü kavrayarak, mantıklı bir şekilde uygulamaları istendi.

Gündelik yaşamdaki soruların matematik diline çevrilmesi eğitimciler tarafından dilimize aşağı yukarı ‘matematik okuryazarlığı’ olarak çevrilebilecek, “Matematical Literacy” olarak adlandırılmakta. Başarılı Pisa öğrencileri her test sorusu için uygun formülü aramak zorunda olmasalar da, soruyu çok iyi anlamak zorundadırlar.

Örneğin 1998 ve 1999 yılları arasında gerçekleştirilen gasp olaylarının gösterildiği bir grafiği, şu soruya göre yorumlamak zorundalar: Gasp olaylarının arttığı doğru mudur?

Öğrencilerin birçoğu ‘evet’ diyor. Sonuçta yandaki sütun çok daha yüksektir. Oysa eksenlerin derecelendirilmesine bakan öğrenci gerçekte gasp olaylarının artmadığını görür. Diğer sorular da uygun deneylerle çözülebilmekte.

Listenin sonlarında yer alan Türkiye’de öğrencilerin yarıdan fazlası (yüzde 53) matematikte birinci düzeyin altında kaldı. OECD ülkeleri ortalaması için bu oran yüzde 30’un altındadır. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran bir özellik, okul türleri arasındaki farklılıkların en büyük olduğu ülke olmasıdır. Japonyanın özellikle de matematikte hep üst sıralarda yer alması, durmadan çalışmayı gerektiren acımasız bir sisteme bağlanıyordu. Tokyo’daki Suginami İlköğretim Okulu’nda yapılan bir ziyaret ilk başta bu önyargıyı kanıtlıyor gibi. Matematik dersi matematik sorularının sınıfça toplu halde çözülmesiyle başlıyor.

Bir öğrenci, örneğin 36 x 8 eşittir 288 dediğinde, dördüncü sınıfın geriye kalan tüm öğrencileri “doğru” diye yanıt veriyorlar.

Öğretmen Yasuho Arita sırayla herkesi kaldırıyor ve en sonunda tüm öğrenciler aynı soruları kendi kendilerine çözüyorlar ve Arita öğrencilerin başında kronometreyle bekliyor. Hesap alıştırmaları bittikten sonra Arita’nın “ilginç matematik” dediği başlıyor.

Öğretmen tahtaya köşeli bir insan çiziyor. Öğrenciler bu figürü yap boz parçalarına benzeyen Tangram taşlarıyla biçimlendiriyorlar. Ve birdenbire Japonya’daki matematik dersinin sanıldığı gibi sadece katı kurallarla işlemediği ortaya çıkıyor. Arita, gayet cazip yöntemlerle öğrencileri matematiğe özendirmekte.

Ona göre tek başına mekanik alıştırma, zorlu matematik problemlerini çözme hevesini söndürmekten başka hiçbir işe yaramaz. ‘Burada kişisel çaba gerekli.’ diyor Arita… Japon okullarındaki diğer önemli bir konu da problemlerin herkes tarafından tamamen anlaşılana dek sınıfça o problem üzerinde çalışılması.

Anlaşıldığı üzere Japon öğrenciler toplu halde alıştırma yapma ve “ilginç matematik”le biçimlenen matematik dersinin yararlarını görüyorlar. Oysa ülkemizde diğer derslerde olduğu gibi matematik de büyük ölçüde formüllerin ezberlenmesine dayanır. “Müzik eğitimi alan bir öğrenciye yıllarca nota ezberletmeye benzeyen bu sistem, sanata, nefret duymaktan başka bir şey vermez.” diyor Enzensberger.

Matematik korkutan bir ders olmamalı. Öğrencilerin sayılarla ilgili bilmece dünyasına olan meraklarını uyandırmak mümkün. Ve bu, sayılarla çevrili bir dünyada pek de şaşırtıcı olmasa gerek.
KAYNAK:http://www.luleburgazlisesi.

Sitemizdeki Yazıların büyük çoğunluğu Yeni Web Sitemiz : http://www.matematigisevdirenadam.com ’a taşınmıştır.Yakında bu eski sitemiz tamamen kapatılacaktır. Yeni sitemize de bekler , başarılar dileriz.

Yazı kategorisi: Matematik Eğitimi | Etiketler: , | 2 Yorum »

MATEMATİK KORKUSU !!! ( 2 )

Yazan: matematiklebarisiyorum Nisan 18, 2008

MATEMATİK KORKUSU ( 2 )

Yüzbinlerce öğrencinin birçoğu matematiği sevmez bundan kimsenin şüphesi yok. Neden sevmez? Zor olduğu için, sayılar insanı boğduğu için , sınavlarda hep zayıf aldığımız için. Peki nasıl başarılı olacağız.

Bütün suç çocuklarda mı? Çalışmıyorlar diye onları suçlamak ne kadar adilce sizce. Hiç mi suçu yok öğretmenlerin, velilerin. Sanki onlar çok mu iyi biliyorlar matematiği. Matematiğin gizemli dünyasında sayılarla uğraşmaya seven matematik öğretmeni sayısı eminim çok değildir.Matematiğin ezber yöntemiyle öğretilen bir ders değil de hayatın bir parçası olduğunu kabul ettiğimiz gün sanırım başarılı olacağız.

Sıkıcı ilköğretim matematik kitaplarını yayınlayan yayıncıları tutun da bilgisiz, tecrübesiz matematik öğretmenlerine kadar, sorumsuz velileri tutun da, topluluğu yönetme bilgisinden aciz yöneticilere kadar öğrencilerimiz maalesef bozuk eğitim sisteminin arasında kaybolup gidiyor. Sonra da beyin göçü dediğimiz olay gerçekleşiyor ve ülkemiz değerli yeteneklerini yitiriyor. Yani işin ucunda klasik bir söz haline gelen SİSTEM yatıyor.

Bireysel değil ekip ruhuyla kişisel çıkarlar gözetilmeden birşeyler yaptığımız gün güzel günlerin başlangıcı olacaktır. Tabii lafla peynir gemisi de yürümüyor (!). Sevgiyle kalın…

“Akıllarımız sınırlı, fakat bu sınırlılığın şartları içersinde sonsuz olasılıklarla çevrilmişiz. İşte hayatın gayesi bu ;sonsuzluktan kavrayabildiğimiz kadar çok şey kavramak.”
KAYNAK:http://www.devmatematik.com

Sitemizdeki Yazıların büyük çoğunluğu Yeni Web Sitemiz : http://www.matematigisevdirenadam.com ’a taşınmıştır.Yakında bu eski sitemiz tamamen kapatılacaktır. Yeni sitemize de bekler , başarılar dileriz. 

Yazı kategorisi: Matematik Eğitimi | Etiketler: , | 1 Yorum »

Yazan: matematiklebarisiyorum Temmuz 11, 2007

Yazı kategorisi: Matematik Haberleri | Etiketler: | 18 Yorum »

Yazan: matematiklebarisiyorum Haziran 27, 2007

Yazı kategorisi: Matematik Haberleri | Etiketler: | » yorum bırak;